fakir | Dini güzel sözler - Dini, güzel, veciz, hikmetli sözler ve menkýbeler







      Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz
islami bilgiler

#586

Fakire kanaat, zengine ise infak yaraşır.

#976

Bir cömerte sordular: Muhtaçlara verdiğin, yoksullara dağıttığın şeylerden dolayı gönlüde kibir ve fakirler üzerine bir minnet yüklemek hisleri geliyor mu?

Cömert şöyle cevap verdi: "Hayır, ne münasebet! Ben bir şey verirken kendimi aşçının elindeki kepçe gibi farz ediyorum, veren aşçıdır fakat kepçeden geçiyor. Kepçe; rızkı veren benim" gibi bir histe bulunabilir mi?

Verilen rızk insanların elinden çıkıyorsa da, asıl veren Cenâb-ı Hakk'dır. Bundan dolayıdır ki, rızka vasıta olanın hiç kimseye minnet yükletmesi doğru değildir...

#1203

Hırs sahibi her zengin fakirdir. Kanaat eden herkes zengindir.

#1259

Borcunu ödeyemeyen bir fakir, Ravza-i Mutahhara'ya gelip: “Ya Resulullah, şefaat buyur, borcum var ödeyemiyorum” diye hâlini arz etti. Az sonra uyku bastırdı, uyuyakaldı. Rüyasında Peygamber efendimizi gördü.
Efendimiz aleyhisselam; “Falan yere git, orada şöyle bir zengin var, ona selamımı söyle, borcun kadar parayı iste. Doğru söylediğine delil isterse, her gün bana 100 salâvat getirmeden yatmazdı, dün unuttu. Onu hatırlat da bu akşam getirsin” buyurdu.
Heyecanla uyanan adam, zengin adamı araya araya buldu. Adamın evine vardığında onu, samanlıkta saman elerken gördü. Adam samanın içine beş kuruş düşürmüş onu bulmak için bütün samanı elekten geçiriyordu. Onun bu hâlini görünce taaccüp etti ama yine de ben vazifemi yapayım diye, Resulullahın selamını tebliğ etti:
“Resulullahın sana selamı var. Salâvat getirmeyi dün akşam unutmuşsun, bu akşam söylesin buyurdu. Ben ise borçlu bir kimseyim, benim 300 dirhemlik borcumu ödemeniz için Peygamber efendimiz beni sana gönderdi” dedi. 
Peygamber efendimizden selam gelmesi, adamın çok hoşuna gitmişti. Ne dedi, ne dedi diye adama üç defa tekrarlattı. Adam benimle alay mı ediyorsun diyerek gerisin geriye döndü. Fakat zengin olan, hemen önünü kesti, “Ben senin ağzından Resulullah efendimizin selamını daha fazla duymak için üç defa tekrarlattım. Her söylemene 300 dirhem veriyorum. Eğer daha fazla söyleseydin her biri için 300 dirhem verecektim” dedi ve adama 900 dirhem verip gönderdi.

#1272

Zekât fakire yapılan bir ikram değildir. Mükellef için bir borç, müstahak olanlar için bir haktır. Dolayısıyla vermesi gerektiği halde zekât vermeyenler, Allah’ın bir emrini yerine getirmemek yanında fakirin hakkını da gasp etmiş olurlar.

#1980

Şeyh Sadi Şirâzî k.s. ihsan ve cömertlik hakkında şunları söyler:

“Suret geçici, mana kalıcıdır. Eğer aklın varsa manaya talip ol. İlimden, takvadan nasip almamış olanlar manadan kopuktur, yalnızca suretten ibarettirler. Kabirlerinde rahat yatıp uyuyanlar, yeryüzünde halkı rahat tutanlardır. Hayatta iken yapacağın tüm hayırları yap. Öldükten sonra kimse seninle, geçmişle ilgilenmez. Servetin bugün senin. Sen öldükten sonra elinden çıkacak.

Gönlünün perişan olmasını istemiyorsan hali perişan olanlara merhamet et. Hazinenin anahtarı senin elindeyken hayır işle, yarın anahtar başka ellere geçecek. Sen kendi azığını kendi elinle götür, çoluğundan çocuğundan sana fayda gelmez. Ahiret yolculuğunda azığını yanına alan kişi, bu dünyada hayır yapmış demektir. Kaşınacaksan kendi tırnağınla kaşın. Gücün varsa şimdi iyilik yap. Yarın, gücüm varken niçin vermedim, diye elini ısırırsın.

Yoksulun ayıbını örtmeye çalış ki, Allah-ü Teâlâ senin günahlarını örtsün, bağışlasın. Kapına gelen fakiri küskün, gönlü kırık gönderme. Bir gün sen de kapılara düşebilirsin. Başkasına muhtaç olmaktan korkan büyükler, ihtiyaç sahiplerini boş göndermez. Hastaları ara, onların hallerini sor. Bir gün senin de başına gelecek olur. Acizlerin hüzünlü gönlünü rahatlat, acze düşeceğin günleri hatırla. Allah’ın seni dilenmekten korumuş olduğunu düşün, haline şükret, kapına gelip isteyeni kovma.”

 







Etiketler