mal | Dini güzel sözler - Dini, güzel, veciz, hikmetli sözler ve menkýbeler







      Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz
islami bilgiler

#36

Hiçbir mal sizin değil, neyi bölüşemiyorsunuz?

Hiçbir can sizin değil, niye dövüşüyorsunuz?

#187

İmansızlık ve bilgisizlik en büyük bir noksanlık ve kusurdur.

İman ve marifet ise en büyük bir zenginlik ve kemal’dir.

#904

Malınız varken aç sabahlamanızı, malınız yokken tok sabahlamanıza yeğ tutarız.

#1080

 

Yavuz Sultan Selim, Mısır Seferi'nden başarılı bir şekilde dönmüştü. Bütün halk toplanmış onu şehre girerken alkışlamak için sabırsızlanıyordu. Ama Padişah, gece olmadan şehre girmek istemiyordu. Bunun sebebini herkes merak ettiği halde hiç kimse sormaya cesaret edemiyordu. 
Sonunda büyük âlimlerden olan İbni Kemal: 
"Padişahım, bir maruzatım var," dedi. Padişahın: 
"Efendi, ne istediğin varsa hiç çekinmeden söyle," demesi üzerine İbni Kemal cevabı merak edilen soruyu şöyle sordu: 
"Askerler merakta, bütün halk sokağa dökülmüş, sizi alkışlamayı beklerken siz hâlâ şehre girmezsiniz. Bunun sebebi hikmeti nedir?" Yavuz şu şahane cevabı verdi: 
"Efendi, sen bizi hâlâ tanıyamadın mı? Biz; şan, şöhret ve alkış toplamak için değil, Allah rızasını kazanmak için savaşırız."

#1245

Gencin birisi Kâbe’de hep, Ey doğruların yardımcısı olan Allah’ım, ey haramdan sakınanların yardımcısı olan Allah’ım, sana hamd-ü sena ederim, diye dua eder. Bu durum herkesin dikkatini çeker. Birisi; “Neden hep aynı duayı yapıyorsun, başka bir şey bilmiyor musun?” der. O da anlatır:
7-8 sene önce yine Kâbe’de iken içi altın dolu bir torba buldum. Tam 1000 altın vardı. İçimden bir ses; “Bu altınlarla, şunları şunları yapabilirsin” diyordu. Hayır dedim kendi kendime, bu benim değil, başkasının malı, kullanmam haram olur dedim. 
Bu sırada birisi; “Şöyle bir torba bulan var mı?” diye bağırıyordu. Çağırdım onu, nasıl bir torbaydı, içinde ne vardı diye sordum. Torbayı tarif etti ve içinde 1000 altın vardı dedi. Al öyleyse torbanı diyerek verdim. Adam torbayı açıp içinden bana 30 altın verdi.
Pazara gittim. Temiz yüzlü genç bir esiri (köleyi) överek satıyorlardı. Gencin temizliği dikkatimi çekti. Yanlarına gittim, bu köle için ne istiyorsunuz dedim. 30 altın dediler. Adamdan aldığım 30 altını verip genci satın aldım. 
Bir iki yıl geçti. Genç çok çalışkan, çok edepli idi. Onu aldığıma çok memnun olmuştum. Bir gün onunla giderken karşıdan iki üç kişi geliyordu. Genç bana dedi ki; “Efendim, ben Fas emirinin oğluyum. Bu gelenler babamın adamları. Beni buldular. Senden beni satın almak isterler. Sen iyi bir insansın, onlara 30 bin altından aşağıya satma” dedi. 
O kişiler yanıma geldi, bu esiri bize satar mısın dediler. Satarım dedim. 60 altın verelim dediler. Olmaz dedim. İyi ama sen bunu 30 altına almadın mı? Biz sana iki mislini veriyoruz dediler. Öyleyse gidin pazardan alın dedim. Artıra artıra 20 bin altına kadar çıktılar. 30 binden aşağı olmaz dedim. Çaresiz kabul ettiler. Altınları verip, genci alıp gittiler. 
Ben o 30 bin altınla, işyerleri açtım, ticaret yaptım, daha çok zengin oldum. Bir gün bana arkadaşlar, çok zengin bir ailenin iyi bir kızı var. Babası yeni vefat etti. Onunla seni evlendirelim dediler. Ben de olur dedim. Nikâh kıyıldı. Deve yükleri çeyizini getirdiler. Çeyiz arasında bir torba dikkatimi çekti. Kıza, bu nedir dedim. İçinde 970 altın var, babam Kâbe’de bunu kaybetmiş, bulan gence 30 unu vermiş. Kalanını da bana hediye etti, çeyizine koyarsın dedi.

Demek ki bulduğum altınlar benim rızkım imiş, vermese idim haram yoldan gelecekti, şimdi helal yoldan yine bana geldi. 
Bana yardım edip haramlardan koruyan, nice nimetler ihsan eden yüce Rabbime hamd ederim.

#1682

Konya’da yetişen evliyalardan Cemal Ali Dede Hazretlerine biri sordu.

Hocam, dedi. Haksız yere bizi üzenler oluyor.

Ne yapalım?

Buyurdu ki; eden, kendine eder kardeşim.

“Yanına kâr kalmaz.”

Adam sordu; yani cezasını görür mü?

Elbette. Yanına kâr kalmaz, ya kendinden çıkar, ya çocuğundan.

Ama hocam, o kimseler saltanat sürüyorlar.

Buyurdu ki; bugün öyle ama yarın ne olacağı belli olmaz. Allah’ü Teâlâ zalimlere mühlet verir ama ihmal etmez.

#1742

Ramazan-ı şerifte sevab-ı a’mal bire bindir.

Ramazan-ı Şerif'te mü'minler, derecatına göre ayrı ayrı nurlara, feyizlere, mânevi sürurlara mazhar oluyorlar. Kalb ve ruh, akıl, sır gibi letâifin o mübârek ayda oruç vasıtasiyle çok terakkiyat ve tefeyyüzleri vardır. Midenin ağlamasına rağmen onlar masumâne gülüyorlar.

Mektubat 

#1775

Allah yolunda ne verirsen, öz malın odur. Geri kalanın ise hesabı vardır.

Feridüddin Attar

#1865

Birisi yaralı bir eşeğin yarasına bir bez bağlasa o bez yaraya yapışsa, sonra o bezi çekip çıkarmak isteseler eşek acıdan derhal çifte atmaya başlar. Ne mutlu o insana ki böyle bir işe kalkışmaz. Hele bu eşeğin elli tane yarası olursa ve bu elli yaraya da yapışmış elli bez bulunursa artık sen onları çekip çıkartmaya çalışan adamın halini düşün. Mal mülk bez gibi, hırs ise yara gibidir. Kimin hırsı fazla ise yarası fazladır.

Hz. Mevlana







Etiketler